Biz Kimiz?

Güneşten Haber Var ekibi hakkında.

Neden?

Biz Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklam Tasarımı bölümlerinde okuyan iki öğrenciyiz. Farklı hayatlar yaşayıp, günün birinde yollarımızın kesiştiği bu okulda, hocamızı da aramıza katarak hayatımızda yeni bir sayfa açmaya karar verdik. Sosyal medyada gördüğümüz bir fotoğrafla başladı her şey. Bizler İstanbul gibi büyük bir şehirde sıcak sınıflarda ders yaparken; Siirt’ten gelen bir fotoğraf bizi çok etkiledi. Tüylüce köyünde okula giden çocukların plastik terlik giydiklerini gösteren bu fotoğraf bizim Güneşten Haber Var isimli projeye adım atmamıza neden oldu. Bundan sonra hayatımız boyunca bizim olanı başkalarıyla paylaşmak ve dünyada var olan her canlıya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek gibi 2 önemli amacımız var. Her zaman kalbimizde taşıyacağımız bu iki sorumluluktan aldığımız güç ile birlikte projemizi geliştirmek, geniş kitlelere ulaştırmak ve farkındalık yaratmak için çalışmaya başladık. Bir okulla başladık, onlarca okula ulaştık. Hayatlarında ilk kez muz yiyen çocuklar gördük biz. İlk kez asansöre binen, ilk kez sinemaya giden. Hem ayaklarını ısıtmaya, hem de kalplerine dokunmaya çalıştık. “Ne hayaliniz var?” diye sorduk. Çizdikleri resimler vasıtasıyla bize ulaştırdıkları hayallerinin hepsinin gerçekleştirdik. Onlar mutlu oldukça, gülümsedikçe biz daha da mutlu olduk. Her çocuğun eşit eğitim, gıda, ısınma hakkı olduğunu düşünen bizlerin bundan sonraki amacı, zor fiziksel ve coğrafi şartlarda yaşayan çocuklarımıza destek olmak ve onların hayallerini gerçekleştirmektir. Unutmamalıyız ki her çocuk bir güneştir ve o minik kalplerin hayal kurmaktan bile çekindikleri bu dünyada isteklerini gerçekleştirmek en büyük yaşam sebebimizdir.

zeynep

Zeynep Şahin

Ben Zeynep. 19 Aralık 1999’da geldim dünyaya. Bütün enerjimle evrendeyim, varım. Her zaman istediğim her şeyi başarabileceğimi düşündüm. Buna olan enerjim ve inancım hiç bitmedi. Hayattaki amacımın bütün canlılara bir parmakla bile olsa dokunup onlara güzel enerjimden vermek olduğunu fark ettim. . Hiç durmak istemedim. 2 sene önce hayalimdeki “halkla ilişkiler” bölümünü kazandım ve Üsküdar Üniversitesi’ndeki yeni hayatıma başladım. Bana burada harika bir kapı açıldı ve bende o kapıdan içeri girdim. Hayattaki amacımı gerçekleştirip insanlara dokunabileceğim bir kapı.

Şöyle demiş Kemal Sayar; “Bütün dünyayı onaramazsın ama onarmaya kolunun uzandığı yerden başlayabilirsin. Bir ruhun diğerine yardıma heveslendiği, azıcık da olsa bir ıstırabı dindirmeye talip olduğu her seferinde, dünya güzelleşir ve buraya geldiğimize, insan olduğumuza değer.” Bu sözlerden o kadar etkilenmiştim ki. “Ben de yapabilirim” dedim.  Bu projenin içinde olmak; o güzel çocukların ışıldayan gözlerini görüp hayallerini böylesine içten, sanki benim hayalimmişçesine yaşamak kadar kalbime dokunan bir şey olmadı. Onların mutlulukları paha biçilmez. Çok istedim, hayal ettim, çalıştım ve başarma yolunda bir adım attım. Belki kocaman bir denizde bir su damlası kadar küçüktür şu ana kadar yaptıklarım ama bu anlamlı yolda yürümeye her zaman devam edeceğim.. Onlar ısındıkça ben ısınacağım, onlar mutlu olunca ben de olacağım, onlara öğrettikçe ben daha çok öğrenmeye çabalayacağım. Paylaşarak büyüyeceğim.

Güzel çocuklarımızın gözlerindeki ışığın güneşin ışığı gibi parlaması dileğiyle. İyi ki, iyi ki…

rozerin

Rozerin Özbay

Ben Rozerin Özbay. Adımın anlamı güneşin doğuşundaki kızıllık. 20 Ocak 1999 doğumluyum. Doğudan doğan güneşin 44 enlemindeki Ağrı/Doğubeyazıt şehirinin bir çocuğuyum fakat doğma büyüme İstanbulluyum. Bu nedenle çok şanslıyım. Hani coğrafya kaderdir derler ya gerçekten de öyledir.  Oraların çetin iklimi, bazı köylerde yolların olmayışı, sağlık hizmetlerine ulaşmanın zorlukları ve eğitim şartlarına yakından şahit olduğum için kendimi sorumlu hissettim her zaman. Her yaşım beni bir öncekinden çok daha farklı, ayağı daha fazla yere basmaya başlayan biri yaptı. En büyük amacım bulunduğum yere bir şeyler katmak oldu ve bu sayede böylesine güzel bir projede yer alma şansı yakaladım. Yakın arkadasım Zeynep’in ve Nihal hocamızın da farkındalıkları sayesinde kendi üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirmeye başladık. Keşke bizlere gerek kalmasa ve her çocuk, her şartta eşit olsa diyorum. İşte bizler de elimizden geldiği kadar bu hayali gerçekleştirmek için uğraşan birer karıncayız. Aslında bir işe emek emek başlanır ama o iş, kalbine dokunduklarınla başarılıdır.

ceyda

Ceyda Er

Ben Ceyda Er. 8 Haziran 1999 tarihinde doğdum. Üsküdar üniversitesi’nde eğitim görüyorum. Burası benim en büyük hayalime ulaşmama bir anahtar oldu. Çok öncelerden beri istediğim ama hep birkaç adım gerisinde kaldığım böylesine güzel bir sosyal sorumluluk için Nihal hocamla yolumuzun kesişmesine minnet duyuyorum.
O güzel çocukların yüzlerindeki gülümseye, mutluluğa ufacık da olsa ortak olabilmek tarifi olmayan bir sevinç. Belki baktığımız pencere küçük; ama gördüğümüz manzaranın uçsuz bucaksızlığı, içimizi ısıtan enerjisi her şeye değer. Böylesine anlamlı bir projenin bir parçası olabilmek paha biçilemez benim için.
Sevdiğim bir yazardan alıntıya da yer vermek isterim; ‘İnsan başkalarına yardım ettiği, başkalarını sevdiği kadar yükselir. Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.’
Ben de gücüm yettiğince sevmeye, sevgimi paylaşmaya, o güzel çocukları mutlu etmeye devam edeceğim.

nilay

Nilay Soysev

Ben Nilay Soysev. 22 Kasım 1998’de doğdum. Üsküdar Üniversitesi’nde okuyorum. Hayatım boyunca sevginin her şeyi iyileştirdiğine, güzelleştirdiğine, paylaştırdığına ve hayatımızı daha anlamlı hale getirdiğine inanan biri oldum. Şimdi de sevgiyle örülmüş ve hayalini kurduğum bir projenin içindeyim. Var olan hayatıma bir amaç veren böyle güzel bir projenin parçası olmaktan da büyük mutluluk duyuyorum. Güzel çocukların mutluluğuna, sevinçlerine, gülüşlerine giden bu yolda ufacık bile bir katkım oluyorsa ne mutlu bana. Bu doğrultuda ben de sevgili Nihal hocam ve arkadaşlarımla beraber elimden geldiğince güzel çocuklarımızın yanında yer alacağım ve sevgiyle yola devam edeceğim.

nihal

Nihal Toros

Ben Nihal. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, Reklam Tasarımı ve İletişimi bölümünde öğretim üyesiyim. Bana “Kimsin?” diye sorarsanız: Devrim’in annesi, kalpleri sevgi ile dolup taşan bu 4 öğrencinin hocası ve dünyadaki bütün çocukları kucaklamaya hazır bir kadınım. Çocuklarıma kaloriferleri yanan sınıfta ders anlattığım günlerden birinde, internette gördüğüm bir fotoğrafla başladı bu yolculuğumuz. Her çocuğun hakkıydı oysa ki eşit eğitim almak, sıcak sınıflarda okumak, oyuncağına sarılarak uyumak. Hiç oyuncağı olmayan çocuklar gördük biz. Kendisine bir kez bile “Ne istiyorsun?” diye sorulmamış, maddi imkansızlıklar nedeniyle sorulamamış çocuklar. Masum, güzel, pırıl pırıl çocuklarımız. Bizden çok uzakta bir köyde, ayağındaki terlikle kilometrelerce yol yürüdükten sonra okuluna varan, bazen tek hayali “deniz kenarında yürümek” olan çocuklarımız. Şeyma, Ali, Beyza, Mehmet, Azra, Hüseyin ve daha niceleri. Biz yüzlercesinin kalbine dokunduk. Çocuklarımızdan; bizi aydınlatan güneşten gelen her haber ile daha da güçlendik. Belki dünyayı çocuklara veremeyiz ama onların hayallerini gerçekleştirebiliriz. Neden olmasın?

Bizden Fotoğraflar