Merhabalar Güneşten Haber Var Ailesi,

Ben Yakup Acar. Bu eylül ayında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde birleştirilmiş sınıf olan bir okula atandım. Daha önce 3 yıl Bahçeşehir Koleji’nde öğretmenlik yaptım. Bu kolejde imkanlar oldukça fazlaydı. Her istediğime ulaşabiliyordum. Atandığımda 1 ve 2.sınıf öğretmeni olarak göreve başladım. İnanın kolej ortamından doğuda hem de birleştirilmiş sınıf olan bir okula gelince oldukça zorlandım. Öncelikle var olan durumu inceledim. En öncelikli ihtiyacımız kırtasiye malzemesiydi. Eski çalıştığım kolejdeki yakın arkadaşıma ihtiyaçlarımızı ilettiğimde öğrenci ve velileri ile karşılayabileceklerini söylediler. O an çok mutlu oldum. Tabii malzemeler gelince öğrencilerim daha mutlu oldular. Artık derslerimizi rahatça işliyorduk. Ta ki kış yaklaşana kadar. Okulumuz Karacadağ’ın hemen yakınlarındaydı. Sonbaharın sonuna doğru soğuk, rüzgar ve yağmurlar başlamıştı. Ama öğrenciler hala eski ayakkabılarla geliyorlardı. Geçen süreçte ailelerinin ekonomik durumlarının pek iyi olmadığını gördüğüm için onlara da bir şey diyemiyordum. Çünkü kim istemez ki kendi evladının daha iyi şartlarda olmasını? Bir sürü sayfaya mesaj yazdım. Acaba bize destek de bulunan olur mu diye. Hatta bazı ünlü isimlere. Bir gün çocuklarla olan bir fotoğrafımı paylaşmıştım sosyal medyada. Liseden bir öğretmenim yardımcı olmak istediğini ve neye ihtiyaçları olduğunu sordu. Hemen ona durumu anlattım. Bizim bot ve monta ihtiyacımız olduğunu söyledim. Dönüş yapacağını söylediğinde çok heyecanlanmıştım. Dönüş yaptığında yeterli desteği bulamadığını ama kendi yapabileceği bir şey varsa yardımcı olmak istediğini iletti. Gerçekten üzülmüştüm ama olsun, en azından bir çaba göstermişti. 1 saat sonra bana sizin yani Güneşten Haber Var sayfasının instagram hesabını gönderdi. Mesaj at bence buraya dedi. Ümitsiz bir şekilde mesaj gönderdim. Ümitsiz diyorum çünkü daha önceki mesajlarıma diğer sayfalardan veya kişilerden dönüş yapılmamıştı. Mesajda Karacadağ bölgesinde olduğumuzu ve destek olmak isteyip istemediklerini sordum. Nihal Hanım yanlış hatırlamıyorsam 5 dakika içinde ‘İstemek ne demek. Elimizden geliyorsa elbette’ diye cevap verince çok şaşırdım. Durumumuzu, bot ve monta ihtiyacımız olduğunu söylediğimde hemen çocukların yaş ve ayak numaralarını istedi. Ertesi gün Nihal Hanım çocukların hayallerini çizmelerini istedi. Yaş ve ayak numaralarıyla beraber hayallerini de Nihal hocaya gönderdim. Artık onlar da hayalimize ortak olmuşlardı. Yaklaşık 10 gün içinde bot ve montlarımız okulumuza ulaştı. Kutuyu ilk açtığım anda yüzlerindeki o gülümseme inanın görülmeye değerdi. Ben sırayla dağıtmaya çalışıyordum ama hepsi hemen almak istiyordu. O an hayatımdaki en güzel anlar arasındaki yerini aldı. Artık üşümüyorduk ya da çoraplarımız ıslanmıyordu. İhtiyacımızı karşılamıştık. Bir 10 gün sonra da Nihal hoca hayallerimizin yola çıktığını söyledi. Çizdiğimiz resimlerdeki oyuncakları bize gönderiyorlardı. O oyuncaklar, ulaşamadıkları için o kadar anlamlıydı ki inanın anlatmaya kelimeler yetmez. Büyük bir kutuydu gelen kargomuz. Okula götürdüğümde çocuklar çok şaşırdılar önce. “Öğretmenim bu kutunun içinde ne var?” diye çokça sordular. Onlara çizdikleri hayallerinin olduğunu söylediğimde bağrışlarını susturmak epey zamanımı aldı. Oyuncakları dağıtana kadar sürekli “Ne zaman? Ne zaman?” diye sordular ve peşimde dolaştılar. Oyuncakları ne zaman dağıtacağımızı sordukları kadar derse katılmak için parmak kaldırsalar alim olurlardı. Hava soğuk olduğu için oyuncakları öğleden sonra dağıttık. İyi ki öyle yapmışım. Dağıtana kadar yüzleri heyecandan hep gülüyordu. Oyuncaklarımız kutuda isim isim hediye paketi şeklindeydi. Hepsine paketlerini dağıttım. Hep beraber açacağımızı söyledim. Açabilirsiniz dediğim anda paketin açan öğrenci havalara uçuyordu. Bizim için unutulmaz bir andı. Hediyelerini çok beğendiler. Çocuklarımın hayalleri kadar sevinçlerine de ortak olduğunuzu biliyorum. Biz sizin sayenizde çok mutlu olduk. Bize Güneş gibi doğdunuz. İyi ki varsınız. Umarım sizin gibi düşünceli insanlar çoğalır ve başka masum yüzler de güler.